Bel Fıtığı

Bel omurları arasında destek görevi gören yumuşak dokunun yerinden çıkarak fıtıklaşmasıdır . İnsanlar hayatlarının değişik dönemlerinde bu olayla karşılaşabilirler . Hiç yakınması olmayan sağlıklı bireylerde yapılan araştırmalarda da  fıtık oluşumu saptanmıştır  . Sorun fıtıklaşan dokunun çevrede ki  sinirlere bası yapması ile ortaya çıkar .

Bel fıtığında belirtiler basının yerine ve şiddetine göre değişir . Hafif bir uyuşmadan ileri derecede güç kaybına ve bel fıtığına bağlı büyük ve küçük abdesti tutamamaya kadar değişebilir . Bel fıtığı son derece aktif hareketli ya da yaşamı ağır kaldırmakla geçen kişilerde görülebileceği gibi son derece sedanter ve sakin yaşayan  kişilerde de  görülebilir . Örneğin bir hamalda fıtık görülmezken hayatı oturarak geçen bir büro elemanında görülebilir . Çok kilolu bir kişi risk altında olmasına rağmen bel fıtığı sorunu yaşamazken kilo problemi olmayan  bir kişide de görülebilir . Genetik olarak yatkınlığı destekleyen veriler olmamasına rağmen bazı ailelerde daha sık olarak görülebilmektedir .

Bel fıtığından korunmak için ağırlık kaldırırken dikkatli olmalı , çömelerek  ve bele yük bindirmeden kaldırmalıdır. Karın kaslarımız güçlü olmalıdır. Aşırı kilo almamakta bel fıtığına yakalanma riskimizi azaltır . Otururken , kalkarken ve çalışırken olabildiğince dik olmamız gerekir.

Bel fıtığı tedavisinde değişik yöntemler uygulanmaktadır . İlaç tedavisi ,fizik tedavi ve cerrahi tedavi uygulanmaktadır . Bel fıtığında bütün sorun yerinden çıkmış olan dokunun yaratmış olduğu basıdan kaynaklanmaktadır ve tedavide de amaç bu basının rahatlatılması olmalıdır . Bu aşamada manuel  tedavi ve manuplasyon teknikleri omurganın esnetilmesinde ki ,  çevre dokuların da rahatlatılmasında ki etkinliği ve güvenilirliği ile gündeme gelmektedir . Hafif olgularda bir ile üç orta şiddetli olgularda üç ile beş şiddetli olgularda beş ile sekiz seansta son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır . Bel fıtıklarında ameliyatın çok ileri olgular dışında  yeri yoktur .

Bel fıtıklarında manuel tedavinin başarı oranı % 90 dan daha fazladır . Son derece etkin ve güvenilir bir yöntemdir. Yurtdışında doktorlar tarafından sık uygulanan bir yöntem olmasına rağmen ne yazık ki yurdumuzda manuel terapi  uygulayan hekim sayısı azdır . Manuel Tıp ya da Manuel tedavi tıbbın içinde olan yöntemdir , yeterli tıbbi eğitimi ve bilgisi olmayan kişilerce değil hekimler tarafından yapılması gerekir .